31 Mart 2008 Pazartesi

Ekosistem , Doğa ve Canlıların Birbiriyle Olan Bağları

Ekosistem ve Döngüler

Ekosistem Nedir?

Canlı organizmalarla cansız çevre elementleri birbiriyle sıkı sıkıya bağlıdır. Karşılıklı olarak madde alışverişi yapacak biçimde birbirlerine etki yapan canlı organizmalarla, cansız maddelerin bulunduğu herhangi bir doğa parçası bir ekosistemdir. Ekosistem yaklaşımı, bireysel organizmalar ya da topluluklardan çok tüm alanın işlevlerinin nasıl olduğuyla ilgilenir. Bir alandaki canlı organizmalar ve cansız çevreleriyle olan ilişkilerine bakar. Bir ekosistem, temel olarak abiyotik maddeler, üreticiler, tüketiciler ve ayrıştırıcılardan oluşur. Ekosistemlerde yaşam, enerji akışı ve besin döngüleriyle sürer. Açık bir sistem olan ekosistemde, enerji ve besin giriş-çıkışı süreklidir.

Beslenme İlişkileri

Bir ekosistemde, enerjinin taşındığı organizmalar dizisine besin zinciri denir. Besin zinciri, güneşten gelen enerjinin fotosentez yoluyla kullanılmasıyla başlar. Bunlara üreticiler denir. Üreticiler otçullar tarafından, otçullar da etçiller tarafından yenir. Bazı türler hem bitkiler hem de hayvanlarla beslenir. Bunlara hepçil denir. Besin zincirindeki her bir beslenme basamağı trofik düzey olarak adlandırılır. Yani, tüm üreticiler birlikte birinci trofik düzeyi, tüm otçullar ikinci trofik düzeyi ve tüm etçiller üçüncü trofik düzeyi oluştururlar. Beslenme ilişkileri, çoğunlukla bundan daha karmaşık bir yapıdadır. Yani, karmaşık olarak birbirine geçmiş pek çok besin zinciri bulunur. Bunların tümüne besin ağı denir.

Enerji Akışı


Canlılar arasında enerji akışı besin zincirleriyle sağlanır. Güneşten gelen enerji, yaşayan sistemlere bitkilerin, bazı bakterilerin ve protistlerin yaptığı fotosentez sonucu girer. Güneş ışığının %4’ü bitkiler tarafından yakalanır ve yakalanan enerjinin yarıdan fazlası solunumda kullanılır. Solunumda kullanılan enerji, ısı olarak kaybedilir. Bu nedenle, diğer organizmalar tarafından kullanılamaz. Kalan yarısı da, bitki dokularına dönüştürülür. Bitki dokularındaki enerjiye doğrudan ulaşabilen iki çeşit organizma bulunur. Bunlar canlı bitki üzerinden beslenen otçullar (herbivorlar) ve ölü bitkilerle beslenen ayrıştırıcılardır. Çoğu ekosistemde, enerjinin önemli bir kısmı ayrıştırıcılar tarafından alınır. Örneğin, bir otlakta bitkilerdeki enerjinin yalnızca %10’u otlayan hayvanlar tarafından alınır. Otçullar, aldıkları enerjinin çoğunu solunumda vücut bakımı için kullanır. Geri kalan, otçulların biyokütlesine gider. Otçulların vücut kütlesindeki enerjinin büyük kısmı etçiller (karnivor) tarafından alınır. Bir kısmı da yine ayrıştırıcılara gider. Etçiller tarafından alınan enerjinin neredeyse tümü bakım için kullanılır. Bitki enerjisinin büyük kısmını alan ayrıştırıcılar, bunun yarıdan fazlasını bakım için kullanır. Geri kalansa, toprak organik maddesinde depolanır ya da ayrıştırıcılarla beslenen organizmalar tarafından alınır. Sonuç olarak, bitkiler tarafından yakalanan enerjinin tümü dönüştürülür ve bir kısmı ısı olarak kaybedilir. Yani, ekosistemde enerji akışı tek yönlüdür. Bu nedenle, sistemin yaşamayı sürdürebilmesi için, üreticilerin güneş enerjisini tutma işlemini sürekli yapmaları gerekir.Üreticiler tarafından alınan güneş enerjisinin fotosentez ürünlerine dönüştürülmesine toplam birincil üretim denir. Bunun bir kısmı solunumda kullanıldıktan sonra, kalanı yeni dokular yapmak için kullanılır. Buna da, net birincil üretim denir. Ekosistemlerdeki birincil üretim güneş ışığı, besin ve su eldesine bağlı. Tropik yağmur ormanları, yağmur ve güneş ışığı bolluğu nedeniyle yüksek verimliliğe sahiptir. Haliçler (Estuaries) ve bataklıklar, ırmaklar ve akarsulardan gelen yüksek besin miktarı nedeniyle yüksek verimliliğe sahiptir.Bir ekosistemdeki enerji akışını göstermenin bir yolu, enerji piramidi inşa etmek. Bir enerji piramidi, üreticilerin yer aldığı en alt trofik düzeyden en üst etçil seviyesine kadar tüm besin seviyelerinin içerdiği enerji miktarını gösterir. Her seviyedeki enerji miktarı, hacim olarak gösterilir. Genel kural şudur: bir seviyedeki enerjinin yalnızca %10’u bir üstteki seviyeye geçer. Geri kalan solunum sırasında ısı olarak kaybedilir. Sonuç olarak, biyokütle miktarı ve desteklenen birey sayısı piramitte yukarılara doğru çıktıkça azalır. Bu nedenle, otçulların sayı ve biyokütlesi etçillerden daha fazladır. Bunu insan nüfusunun beslenmesine göre uyarladığımızda karşımıza şu sonuç çıkar: Var olan otlar doğrudan insan tarafından yenirse, aynı miktarda otla beslenen ineklerin besleyeceği insan sayısından 10 kat daha fazla insan beslenebilir. Çoğu ekosistemde, üreticiler tarafından yakalanan ve dokulara dönüştürülen enerjinin önemli bir kısmı otçullara ve daha yüksekteki beslenme düzeyleri tarafından değil, ayrıştırıcılar ve detrivorlar tarafından alınır. Numaralar üreticiler tarafından yakalanan enerjinin her beslenme düzeyine geçen oranını veriyor.

Besin Döngüleri

Enerjinin yanı sıra, tüm organizmalar suya ve çeşitli besinlere gereksinim duyar. Bu besinler arasında en önemlileri karbon, nitrojen, oksiyen ve fosfordur. Enerjinin tersine, besinler ekosistemlerde biojeokimyasal döngüler içinde sürekli kullanılabilirler. Herbir element için döngü, besinin bulunduğu bir depo, bir değişim havuzu ve besinlerin geçtiği organizmaları içeren bir biyotik topluluk içerir. Ancak, insan etkinlikleri bu besin döngülerini değiştirir.

Karbon Döngüsü

Tüm canlılar, karbon içerikli bileşikler olan organik moleküllerden oluşur. Yani, karbon döngüsü oldukça önemlidir. Karbonun değişim havuzu atmosferdir. Atmosferde karbon karbon dioksit formunda bulunur. Karbon, biyotik topluluğa fotosentez yoluyla girer. Fotosentez işleminde, CO2 havadan alınır ve karbonhidrat yapmak için kullanılır. Diyagramdaki kutular içinde yazılı sayılar, belirli depolarda bulunan karbon miktarını gösteriyor. Oklarla gösterilen sayılar da, depolar arasındaki geçiş miktarlarını gösteriyor. Karbonun hareket ettiği başlıca 3 depo bulunur: atmosfer, biyota denilen karasal organizmalar ve okyanus. Atmosfer, karbon döngüsünde en önemli rolü oynar. Burada karbon, karbon dioksit formunda bulunur. Atmosferdeki karbon dioksit karasal besin zincirine fotosentez yoluyla bitkiler aracılığıyla girer. Bitkiler tarafından alınan karbonun bir kısmı solunum yoluyla yeniden atmosfere geri döner. Kalan karbon, bitki dokularının yapımında kullanılır. Daha sonra otçulların bitkileri yemesiyle besin zincirinde ilerler ya da bir kısmı bitkinin ölmesiyle ayrıştırıcılara geçer. Hayvanlar ve ayrıştırıcılar karbonu solunum yoluyla tekrar karbon dioksit olarak atmosfere salar. Kalan kısım da, ayrışarak toprağın bir parçası olur. Uzun bir zaman sonra, bunların bir kısmı sıkışarak petrol ve kömür gibi fosil yakıta dönüşür. Okyanuslar, atmosferdeki karbon dioksit seviyesinin belirlenmesinde önemli bir rol oynarlar.


Karbon içeren gazlar difüzyon yoluyla okyanus yüzeyi ve atmosfer arasında hareket eder. Su bitkilerinin de fotosentez için sudaki karbon dioksiti kullanmaları gerekir. Okyanus bitkileri de karbonu tıpkı karasal bitkiler gibi depolar. Okyanus hayvanları bu bitkileri yiyerek karbonu depolarlar. Daha sonra, solunum yoluyla karbon dioksiti yeniden suya bırakırlar. Okyanus bitkileri ve hayvanları öldüklerinde suda çürürler (ayrışırlar). Çürüyen bitki ve hayvanlar okyanusun dibine çökerek orada çözünür ya da okyanus dibine yerleşerek tortunun içine gömülürler. Bazı deniz canlıları da karbon gazını okyanus suyundan alır ve kabuklarını yapmak için kullanırlar. Bu canlılar öldüğünde karbon dolu kabukları çözünür ya da okyanus dibine yerleşir. Her ne kadar kayaların oluşumu ve aşınımı uzun bir zaman alsa da, bu süreç de karbonu sudan uzaklaştırır. Son olarak, okyanus dibinden yüzeye hareket eden su da karbonu taşır. Okyanustaki karbonun bir kısmı da okyanus yüzeyinden atmosfere hareket eder. Karbon, bitkilerin soluması yoluyla yeniden atmosfere geçebilir ya da otçullar tarafından bitkilerin yenmesiyle bir üst beslenme düzeyine geçebilir. Her düzeyde karbonun büyük bir kısmı solunum yoluyla tekrar CO2 olarak atmosfere geri döner. Okyanuslar da, bikarbonat formunda büyük miktarda karbon tutar. Fosil yakıtların yakılması, atmosferdeki karbon dioksit miktarını yüksek oranda artırır. Son 40 yıl içinde atmosferdeki CO2’nin %30 oranında arttığı biliniyor.

İnsan Müdahalesi

Fosil yakıtlar olarak bilinen kömür, petrol ve doğal gaz, endüstrileşmiş tüm ulusların enerji gereksinimini karşılar. Bu nedenle de, Dünya ekonomisi karbon üzerine kuruludur. Bu yakıtların yanma yan ürünü de karbon dioksitdir (CO2). Yani, insanlar doğal süreçle karbon salımından daha hızlı atmosfere karbon dioksit ekliyorlar. Atmosferdeki fazla karbonun büyük bir kısmı ağaçlarda depolanır. Çeşitli nedenlerle orman alanlarının yakılarak yok edilmesiyle depolanan tüm karbon dioksit atmosfere verilir. Bu alanların kesilerek açılmasıyla da, karbonun en önemi depo alanı ortadan kaldırılmış olur. Bu işlemler, karbonun depolarından atmosfere geçmesine neden olur. Peki atmosferde karbon dioksit fazlası olursa ne olur? Karbon dioksit, yüzyılın en büyük tehlikesi olarak kabul edilen küresel ısınmanın başrol oyuncularından biri.

Küresel Isınma

Atmosferdeki karbon dioksit, sera etkisi adı verilen bir yolla güneş ısısını tutarak yeryüzünün ısınmasında önemli bir rol oynar. Sera etkisi, doğal bir ısınma sürecidir. Karbon dioksit ve belirli bazı gazlar atmosferde sürekli bulunurlar. Bu gazlar, tıpkı seralarda olduğu gibi Dünya’nın gerekli sıcaklığının korunmasını sağlarlar. Ancak, insan etkisiyle atmosfere daha yoğun olarak salınan bu gazlar, Dünya yüzeyinin istenilenden daha fazla ısınmasına yol açar. Bu gazlar içinde en önemlileri, karbon dioksit (CO2) ve su buharı (H2O). Bunları, metan (CH4), nitrous oksit (N2O) ve pek çok endüstriyel işlemde kullanılan kloroflorokarbonlar (CFCs) izler.

Su Döngüsü

En önemli yaşam kaynağı sudur. Tüm canlıların %75’i sudan oluşur. Denizler, karalar ve hava arasındaki su alışverişi, yeryüzünde yaşamın var olmasını sağlayan koşulları sürekli kılar. Okyanus akıntıları ve rüzgar desenleri, su döngüsünde rol oynar.

Dünya Su Stoğu

Su, Dünya'nın doğal kaynaklarından biridir. Dünya’daki toplam su miktarı sınırlıdır. Bu kaynağın büyük bir kısmı, okyanuslardaki tuzlu sudur. Ancak, tuzlu suyu tatlı suya çevirmek çok pahalı bir işlem olduğundan, kullandığımız su genellikle tatlı sudur. Dünya su kaynağının yalnızca %3'ü tatlı sudur. Bunun da üçte ikisi donmuş halde bulunur. Kalan %1'lik kısım yüzey suları ya da yeraltı sularıdır. Yeraltı suları, kullanılabilir su kaynağının üçte ikisini kaplar. Yüzey suları, bildiğimiz ırmaklar, akarsular, göller ve dereleri kapsar. Yeraltı suları, toprak içindeki boşlukları ya da kayaların arasındaki boşlukları dolduran sulardır.

Azot Döngüsü

Yaşamın başlangıcından beri, atmosfer ve okyanuslar azot içerir. Azot canlılar için önemli bir maddedir. Çünkü, proteinlerin ve DNA’nın önemli bir bileşenidir. Gaz halindeki azot (N2), atmosferin %80'ini oluşturur. Üçlü kovalent bağı, bu iki azot atomunu sıkıca bir arada tutar (N?N). Ancak, azot gaz formuyla bitkiler ve hayvanlar tarafından kullanılamaz. Yanardağ hareketleri ve şimşek gibi elektrik deşarjları, küçük bir miktar azotun besin döngüsüne girmesini sağlayabilir. Ancak, gerekli miktarın elde edilebilmesi için toprak organizmaları tarafından bitkilerin kullanabileceği bir forma dönüştürülmeleri gerekir. Karasal ekosistemlerde, toprakta ya da bazı bitki gruplarının köklerindeki yumrularda nitrojen bağlayan bakteriler yaşar. Bu bakteriler, azot gazını amonyağa dönüştürür. Yumrulardaki bakteriler, besinlerini bitkiden sağlarken, bunun karşılığında bitkilere gereksinim duydukları azotu sağlar. Fazla amonyak, toprağa salınır ve burada nitrifikasyon bakterileri tarafından önce nitrite, sonra da nitrata dönüştürülür. Nitrat bitkiler tarafından emilir ve protein gibi önemli moleküllerin üretiminde kullanılır. Böylece azot, besin zincirine girer. Azot, bitkiler ve hayvanlar atık ürettiklerinde ya da öldüklerinde, ayrışma işlemiyle amonyak formunda tekrar toprağa döner. Toprakta bulunan denitrifikasyon bakterileri de nitrit ya da nitratı tekrar azot gazına dönüştürür. Böylece azot tekrar atmosfere karışır. Bakteriler azot bağlama işlemi için nitrojenaz enzimi kullanırlar. Bu enzim, iki proteinden oluşur. Bu proteinler iki atom arasındaki bağları kırmak ve 1 molekül N2'den 2 molekül amonyak elde etmek için 1-2 saniyede 8 kez ayrılıp birleşirler. Terleme (transpirasyon): Su, bitkilerin kökleri tarafından emilir ve buradan yapraklara taşınır. Yaprakların yüzeyinde küçük delikler bulunur. Bu delikler sayesinde karbon dioksit emer, oksijen salarlar. Su buharı da buharlaşma yoluyla bu deliklerden salınır. Bu işleme terleme denir. Kentsel Alanlar: Yerleşim alanlarında su döngüsünde önemli kayıplar yaşanır. Bunun başlıca nedenleri, baraj yapımı ve bitki örtüsü kaybı olarak sıralanır. Atmosfer: Hava, Dünya’daki suyun %0.001’ini tutar. Su, burada ortalama 9 gün geçirir ve sonra tekrar karaya döner. Atmosferdeki başlıca gazlar, azot (%78) ve oksijendir (%21). Diğer gazlar, geri kalan %1’i oluşturur. Havadaki miktarı her an değişebilen tek gaz su buharıdır. Havada %0-4 oranında su buharı bulunabilir. Havadaki su buharı, havanın nemliliğini belirler. Güneşin Rolü: Güneş, buharlaşmanın olması için gerekli ısı enerjisini sağlar. Aynı zamanda, Dünya yüzeyinde kararsız ısınmalar rüzgara neden olur. Yere yakın olan olan hava (su buharı taşıyan), güneş tarafından ısıtılır. Isınan hava yükselir ve sonra da soğumaya başlar. Soğuk hava, sıcak havadan daha ağırdır. Bu nedenle, soğuyan hava yeniden yere iner. Sıcak ve soğuk havanın bu hareketine “konveksiyon akım” (convection current) denir.

Fosfor Döngüsü

Yaşam için gerekli önemli minerallerden biri fosfordur. Fosforun asıl kaynağı kayaçlardır. Fosfor kayaların yapısında fosfat olarak bulunur. Kayaların aşınması ve erozyon gibi süreçlerle fosfat ırmaklara ve akarsulara karışır ve buradan okyanuslara taşınır. Burada, diğer minerallerle birlikte depolanır. Milyonlarca yıl burada bekler. Kabuk çarpışmaları sırasında deniz tabanının bir kısmı yüzeye çıkar ve karasal yapı oluşturur. Kayaların yeniden aşınmaya başlamasıyla da tekrar döngüye katılır. Oldukça yavaş ilerleyen bu döngüde, karadan okyanuslara daha hızlı bir geçiş yaşanır. Fosforun yeniden karaya dönüşü, yüzbinlerce yıl alır. Fosforun ekosistemlerdeki döngüsü daha hızlı ilerler. Tüm canlılar az miktarda fosfora gereksinim duyar. Fosfor, ATP, NADPH, fosfolipitler, nükleik aistler ve diğer organik bileşiklerin başlıca bileşenidir. Bitkiler, fosforun çözünüp iyonlaşmış formunu kullanırlar. Bunu öyle hızlı yaparlar ki, topraktaki fosfor miktarı birden bire olması gerekenin oldukça altına düşebilir. Otçul hayvanlar için fosforun tek kaynağı bitkilerdir. Etçil hayvanlar da, otçul hayvanları yiyerek fosfor gereksinimlerini karşılarlar. Hayvanlar, fosforun bir kısmını dışkı ve idrar yoluyla atarlar. Ölü canlıların çürümesiyle de bir kısım fosfor toprağa taşınır. Toprağa karışan fosfor, buradan yine bitkiler tarafından alınarak döngüye katılır.Fosfor, özellikle sucul ekosistemde çoğunlukla bitki büyümesinde sınırlayıcı besindir. Fosforun ana kaynağı kayaçlar olmasına karşın, ticari gübrelerle döngüye daha fazla fosfor katılır. Fosforun döngüde fazla miktarda bulunması çevresel sorunlara yol açar. Örneğin, tarım alanlarında gübre olarak kullanılan fazla fosfor sığ göllere taşındığında, bu besin fotosentetik bakteri ve alglerin sayılarının birden bire patlamasına neden olur. Bu durum, su yüzeyinin kaplanmasına ve güneş ışığının sualtındaki bitkilere ulaşmasına engel olur. Bu bitkiler ve yüzeydeki bakteri ve algler öldüğünde diğer bakteriler tarafından tüketilir. Bu bakteriler beslenme sırasında sudaki çözünmüş oksijeni kullanırlar. Göldeki oksijen miktarının düşmesiyle de, balıklar ölür. Göllerdeki bu kirlenmeye ötrofikasyon denir.

Ekosistem Modelleme

Bir ekosistemin, yalnızca bir parçasına verilen zarar, ilgisiz gibi görünen bir başka parçasını da beklenmedik şekilde etkileyebilir. Bu nedenle, olabilecek etkilerin tahmini için çeşitli yöntemler kullanılır. Bunlardan biri, bilgisayar programlarıyla hazırlanan ekosistem modellemeleridir. Bu yöntemde, araştırmacılar farklı ekosistem bileşenleri hakkında önemli bilgilere ulaşabilirler. Tüm bilgiler birleştirilir ve elde edilen sonuçlar bir sonraki zararın çıktılarını tahmin etmekte kullanılır. Örneğin, bir bölgedeki besin ağı, her bir populasyonun ne kadar tüketildiğini gösteren eşitlik dizilerine dönüştürülür. Böylece, aşırı tüketilen bir türün ya da sayıları çok artan türlerin etkilerinin ne olacağı tahmin edilebilir. Bilgisayar modellemeleri, özellikle alanda deneyler yapmak zor ve maliyetli olacağından büyük ve karmaşık ekosistemlerde kullanılır. Ancak, bu modellemelerin güvenilir sonuçlar vermesi için, ekosistemdeki tüm anahtar ilişkilerin doğru şekilde anlaşılması gerekir. Eğer, modellemede eksikler varsa, çıkan sonuçlar yanıltıcı olabilir.

Bu metin Tübitak Bil-Tek dergisinden alıntıdır.

30 Mart 2008 Pazar

Sinarit Balığının Bilinmeyen Özellikleri


Sinarit (Dentex dentex) in Bilinmeyen Özellikleri ve Yaşamı

Sinarit balıkları 20 yaşından sonra yavaş büyürler. 20. yaştan sonraki 10 senede sadece 5 cm boy atarlar. 1.5 metre boya ve 40 kilo ağırlığa eriştiğine dair söylentiler vardır.




Mayıs ayında yumurta dökmeye başlarlar. Yumurtlama dönemi çok uzun sürmez. 15-20 gün içinde sona erer.






Akdeniz, Ege ve Akdeniz'in Atlas Okyanusuna açıldığı Cebel-i Tarık Boğazı çevresinde, İngiltere’den Senegal’a kadar bölümlerinde dağılım gösterir. Genç bireyler sürü halinde gezerken, yaşlılar yalnız gezmeyi sever. Denizlerin 200 metre derinliklerine kadar yayılabiliriler. Genellikle 50 metreye kadar derinlikteki kayalık sahiller ve yakınlarını, özellikle kumlu zemin üzerindeki adacıklar halindeki kayalıklar, batıklar ve burun başlarının çevresini tercih ederler. Küçük bireylere deniz çayırları ve yosunlarla kaplı sığ sularda rastlanabilir.





Şekilsel Özellikleri


Bedeni oval, sırtı oldukça yüksek ve yanlardan yassılaşmıştır. Erişkin bireylerde baş profili gençlere göre daha dik olup baş üstünde bir tümsek bulunur. Ağızındaki tüm dişler köpek dişidir. Boy 100 cm ye, ağırlık 14 kg ya kadar. Doğada 28 yaşını geçen sinaritlere rastlanmaktadır. En büyük sinaritler 30 yaşını aşmış durumdadır.



Sinaritin Beslenmesi

Yırtıcı bir balıktır. Balıklar, yumuşakça (midye ve salyangoz), eklem bacaklılar (karides, yengeç ve ıstakoz) ve kafadan bacaklılar (ahtapot, sübye, kalamar) ile beslenirler. Yapay yemler ve balık kullanılarak kafeslerde yetiştirme girişimleri başarılı olmuştur.


Boy – Ağırlık İlişkisi

Sinaritlerin boyuna göre ağırlığı aşağıdaki gibi değişir.

Boy Ağırlık (gr)
10 --12.5
15 --45.5
20 --105
25 --208
30 --365
40 --878
50 --1.740
75 --6.000
100 -14.500

Kısaca 10 cm boyda 12.5 gr gelen sinarit hızla büyüyerek 20 cm de 105, 30 cm de 36540 cm de 878, 50 cm de 1750 gram ve 75 cm de 6, 100 cm de 14.5 kg gelmektedir.

Yaş- Boy İlişkisi

Sinaritlerin yaşa göre boyları aşağıda sıralanmıştır.

Yaş Boy (cm)
0 ---21
1 ---27
2 ---33
3 ---38
4 ---42
5 ---46
6 ---50
8 ---56
10 --62
15 --71
20 --76

İlk Üreme Yaşı

Sinaritler 2. yaştan sonra erginleşmeye başlar, bazı balıklarda bu 4. yaşa kadar uzar.
Yukarıdaki tablodan görülebildiği gibi en küçük erişkin sinarit 33 cm boya ve yaklaşık 400 gram ağırlığa sahiptir. Bu boy ve ağırlıklar 40 cm ye ve 850 grama kadar gecikebilir.

Avcılığı ve Değerlendirilmesi

Uzatma ağlarıyla, daha çok paraketa ve özellikle canlı yem takılmış sürükleme oltalarıyla avlanır. Serbest dalıp zıpkınla avlananların da en gözde balıklarındandır.

Taze ve donmuş olarak tüketilir.

25 Mart 2008 Salı

Denizlerimizdeki Davetsiz Misafirler, İstilacı Türler

Davetsiz misafir denen egzotik türler denizlerde de yaygın olarak bulunuyor. Denizel egzotik türler bir ortamdan başka bir ortama değişik yollarla girerler. Akvaryumculuk, denizel ulaşım, balıkçılık ve yetiştiricilik etkinlikleri, bilimsel araştırma etkinlikleri, coğrafik bariyerlerin insan tarafından ortadan kaldırılması (Süveyş Kanalı) gibi. Bunların içinde en yaygın olanı, gemilerin balast sularıyla taşınım. Balast suyu, gemilerin boşken dengelerini sağlamak için, alt kısımlarında bulunan balast tanklarına aldıkları su.

Büyük gemiler herhangi bir limandan aldıkları suyu, çok uzak mesafelere taşırlar. Böylece, bu su içinde birçok canlı tek başlarına yapamayacakları bir yolculuk yaparak bir yerden bir yere taşınmış olurlar. Bu yolla taşınım o kadar fazla ve yaygın ki, Japonya’dan Amerika’ya giden bir geminin balast suyunda yapılan bir incelemede 367 tür belirlenmiş. Dünya denizlerinde her gün yer değiştiren tür sayısının da 3000 civarında olduğunu tahmin ediliyor. Bu nedenle doğal ekosistemlere yabancı tür girişi kaçınılmaz oluyor.

Bunun yanında bazı canlılar da gemilerin karinalarına tutunur ve onlar da çok uzak mesafelere gidebilirler. Her iki durumda da taşınan bu canlıların büyük kısmı ya taşınma sırasında ya da ulaştıkları denizde ölür. Yaşamayı başarabilen türlerse, egzotik türler olarak yaşamlarını devam ettirirler. Gemi karinalarıyla birlikte taşınım, gemiyle yolculuğun başladığı zamanlardan bu yana devam eden bir şey. Bazı türler o kadar çok yere yayılmışlar ki, artık egzotik olarak kabul edilmiyorlar. Yetiştiricilik yoluyla taşınım, yetiştiriciliği yapılan türün deniz ortamına yanlışlıkla bırakılması sonucu gerçekleşir.

Birçok deniz yosunu türü bu biçimde taşınmış. Benzer biçimde taşınım bilimsel araştırma etkinlikleriyle de olabilir. Üzerinde çalışılan yabancı bir türün kazayla denize bırakılması sonucu egzotik taşınım gerçekleşebilir. Bir başka taşınım da akvaryum etkinlikleri sonucu gerçekleşebilir. Deniz akvaryumu için satışı yapılan birçok tropikal tür, denizler için büyük bir tehlike oluşturur. Bunun en iyi örneği katil yosun olarak bilinen Caulerpa taxifolia. Katil yosun, akvaryum için güzel ve kolay yaşatılabilir bir tür. Bu tropik yosun 1980’lerde Almanya’daki deniz akvaryumları için getirildi. Buradan da Monaco’daki (Fransa) bir başka deniz akvaryumuna taşındı. 1984’te akvaryumun deşarj suyuyla Akdeniz’e karıştı.

İlk görüldüğünde 1 m2’lik bir alanı kaplıyordu. Bu arada yosuna herhangi bir şey yapılmadı. Çünkü katil yosun o tarihe kadar yayılımcı bir özellik göstermiyordu. Katil yosun, 6 yıl boyunca uyum süreci geçirdi. 1990’ların başından itibaren yayılımını hızla artırmaya başladı. Önce Fransa sahillerinde daha sonra da Batı Akdeniz’de birçok ülkede yayılmaya başladı. Katil yosun, doğal ortamında böyle bir etki yapmıyor. Akdeniz’de yıkıcı etkiler yapmasının nedeni, bilimadamlarına göre, türün geçirdiği akvaryum süreci.

Akvaryumda genetik yapısı değişen ve çok daha güçlü hale gelen katil yosun, tekrar denize döndüğünde çok daha güçlü bir haldeydi. İlk yıllarında doğal düşmanı da olmadığından giderek büyüdü ve bugün Akdeniz ekosistemini tehdit eder hale geldi. Gemilerin çapalarında bile kolayca bir yerden bir yere gidebilen katil yosun, 2000 yılında Kaliforniya (ABD) kıyılarında görüldü. Genetik çalışmalar yapıldığında bu yosunun Akdeniz’den geldiği saptandı. Akdeniz’de yaptığı etkiyi bilen bilimadamları, bu yosunu kıyılardan temizlemeye başladılar. Çok pahalıya gelmesine karşın kıyılarını iki yıl içinde katil yosundan tamamen temizlediler.

Şu ana kadar Türkiye kıyılarında herhangi bir noktada katil yosun görülmüyor. Ancak, kıyılarımız bu konuda ciddi bir tehdit altında. 1 mm’lik bir kısmından bile çok büyük koloni oluşturabilen katil yosun, Fransa’dan kıyılarımıza gelen herhangi bir gemi çapasında olabilir. Coğrafik bariyerlerin yapay olarak kaldırılmasıyla oluşan egzotik tür girişine örnekse, Süveyş kanalı. 1869‘da bu kanalın açılmasıyla tropik bir deniz olan Kızıldeniz, dolayısıyla da Hint Okyanusu’yla, Akdeniz arasında bir bağlantı da sağlanmış oldu. Bağlantıdan sonra uzun bir süre tür geçişleri olmadı. Ancak, 1900’lü yıllardan itibaren Kızıldeniz kökenli canlılar yavaş yavaş Akdeniz’e girmeye başladı. Özellikle son zamanlarda bu girişte çok artış görülmeye başlandı. Bilimadamlarına göre bu tür girişi giderek artacak; belki de bir süre sonra Akdeniz’in büyük bir kısmı Kızıldeniz kökenli canlılardan oluşacak.

Bugün İskenderun Körfez’inde herhangi bir trol ağında çıkan balığın % 80’ini Kızıldeniz kökenli türler oluşturuyor. Katil yosuna benzer bir tür olan ve terörist yosun olarak adlandırılan Caulerpa racemosa, kıyılarımıza Kızıldeniz’den geldi. Katil yosun kadar etki yapmasa da, belli bölgelerde hızla yayılan terörist yosun, 2000’li yıllarda Kaş, Bodrum gibi yerlerde hızla yayılmasına karşın, şimdilerde o kadar yaygın değil. Hatta çoğu yerde görülmüyor. Kızıldeniz’den tür girişleri, biyoloçeşitliliği artırıyor.

Tür sayısının artmasına karşın bilimadamları, Kızıldeniz kökenli türlerinin yarattığı etkiyi olumlu bulmuyorlar. Çünkü, Kızıldeniz kökenli türler daha mücadeleci olduklarından, yerli türler üzerinde baskı yaratırlar ve yerli türlerin bulundukları bölgeden yavaş yavaş uzaklaşmasını sağlarlar. Buna karşı yapılabilecek bir şey de yok. Şimdilik yapılan, yalnızca türlerin kayıt edilmesi ve yeni ortamlarındaki davranışlarının izlenmesi. Karadeniz ve Marmara Denizi’ndeyse egzotik türler oldukça etkin. Gemiler aracılığıyla gelen egzotik türler, ortada düşman da olmayınca hızla üreyerek yeni alanlarda istilacı duruma geçerler.

İstilacı duruma geçebilmeleri için, egzotik türün bazı özelliklerinin de olması gerekir. Her şeyden önce türün ekolojik toleransının (çok değişik koşullarda yaşayabilme) yüksek olması, geldiği ortamın biyolojik çeşitliliğinin az olması gibi. Bu anlamda Karadeniz ve Marmara Denizi, egzotik türler için oldukça uygun. Her iki denizde de tür sayısının az olmamasına karşın, hamsi, midye gibi bazı türlerin populasyon yoğunluğu çok fazla. Bu, bol miktarda besin demek.

Örnek verecek olursak, 1946 yılında ilk kaydı verilen deniz salyangozu (Rapana thomasiana) bugün birçok yerde bol miktarda görülüyor. Normalde Japon Denizi açıklarında bulunan bu türün gemiler aracılığıyla Karadeniz’e geldiği düşünülüyor. Bunlar, midyelerle beslendiğinden, midye populasyonları üzerinde olumsuz etkiler yapıyorlar. Bu durumun ne kadar devam edeceği de bilinmiyor. Bu türden yararlanma yoluna da gidilmiyor değil. Bazı ülkelerde yendiğinden, avcılığı da yapılıyor. Avcılık, hem midye populasyonunu rahatlatıyor, hem de ekonomik kazanç sağlıyor. Bunun yanında, ekonomik değeri olmayan türlerin sayısı da oldukça fazla.

Bazı denizanaları ve taraklılar, bunlara en iyi örnek. Mnemiopsis leidyi türü taraklı hayvanın, 1982’de Amerikan araştırma gemisiyle Karadeniz’e geldiği tahmin ediliyor.
Yıkıcı etkisini göstermesiyse 1980’lerin sonuna doğru oldu. Planktonlarla ve balık yumurtaları yla beslenen bu taraklı hayvan, özellikle hamsi yumurtalarıyla beslendiğinden, Karadeniz’de hamsi populasyonlarını önemli ölçüde azalttı. Bu durum başlangıçta bilimadamlarını oldukça endişelendirdi. Önlemek için yapılabilecek tek şey, Mnemiopsis’in doğal düşmanını getirmekti. Ancak, daha önce böyle bir şey denenmediğinden etkilerinin ne olacağı kestirilemedi ve bundan vazgeçildi.

Daha sonra, tesadüfen bu doğal düşman yine egzotik olarak Karadeniz’e gemiler aracılığıyla geldi. Bilimsel adı Beroe ovata olan yamyam denizanası yalnızca Mnemiopsis yumurtalarıyla beslenir. 1997’lerden itibaren Mnemiopsis’in sayısında azalma meydana gelmeye başladı. Bugünse, ekosistem bu açıdan dengeye girmiş durumda. Mnemiopsis’in sayısının artmasıyla birlikte Beroe sayısı artıyor. Sonra Beroe’ler Mnemiopsis’le besleniyor ve onların populasyonunun artmasını engelliyorlar. Menimiopsis, normalde Amerika’nın doğu sahillerinde bulunuyor. Orada herhangi bir yıkıcı etki yapmıyor. Nedeni, doğal düşmanı olan Beroe’nin de orada olması olabilir.

Mnemiopsis, Karadeniz’de yaptığı yıkıcı etkinin benzerini bugün Hazar Denizi’nde gerçekleştiriyor. Bilindiği gibi Hazar Denizi ve Karadeniz arasında nehirle bağlantı var. Bu bağlantıdan gemilerle Karadeniz’den Hazar Denizi’ne gidilebiliyor. Gemiler aracılığıyla Hazar Denizi’ne geçen Mnemiopsis burada hamsiye çok benzeyen “kikla” denen bir balığın populasyonunu oldukça azalttı. Bu durumu önlemenin bilinen tek yolu, yamyam denizanası Beroe’nin aynı ortama götürülmesi. Konuyu, aralarında Türk araştırmacıların da bulunduğu bir grup bilimadamı İran’a önerdi. Ancak, bu konuda henüz gerçekleşen bir şey yok.
Egzotik türler her zaman böyle yıkıcı etkiler yapmazlar. Örneğin, bir başka denizanası olan Rhopilema nomadica, yılın belli dönemlerinde, Doğu Akdeniz’de zararsız sürüler oluşturur. Balast sularıyla büyük deniz canlılarının yanında, planktonik organzmalar, balık larvaları, yumurtaları da taşınır. Zehirli etki yapan ve denizin bazen kızıl görünmesine yol açan bir tek hücreli (Dinoflagellata), hem kıyılarımızda hem de dünyanın birçok yerinde zararlı etkiler yapıyor. Suyu süzerek beslenen midye gibi canlılara da bulaşan bu tür, hem midyelere hem de bunları yiyen insanlara zarar verebilir.

TUBITAK Biltek'den alıntıdır.

Hani Balıkları (Hanoz, Orfoz, Lahoz ve Benzerleri)

Aslında tek grup gibi görünse de Serranidae ve Polyprionidae olmak üzere iki farklı aile ve Serranidae ailesinin üç alt ailesine (Serraninae, Anthiinae, Epinephelinae) ait çoğu ticari ve amatör balıkçılık yönünden değerli bir kaçı küçük ve değersiz türlerden oluşan bir gruptur.

Genellikle irileri kalamar, ahtapod, balık, iri midye ve salyangoz, böcek, isatakoz, yengeç ile yemlenmiş kalın dip oltalarıyla, küçükleri mercan oltası tarzı oltalarla sıkça avlanır. Bırakma oltalara, sürükleme (sırtı) at çek oltalarına ve paraketalara da sıkça gelirler.

Büyük ve Balıkçılık Açısından Önemli Türler

A- Polyprionidae
1- İskorpit Hanisi (Polyprion americanus)
tn_Poame_f0.jpg

Boyu 2 metreyi aşabilir. Renk mavimsi kirli beyaz, karna doğru gümüşi renge açılır. Yavrular siyah benekler içerir. Vücut iri, yanlardan basık, kafası ve ağzı çok büyüktür. Solungaç kapağı üzerinde Hani Balıkları takımının özelliği olan boyuna uzanan büyük sivri bir kemik çıkıntı vardır.

B- Epinephelinae
Dalarak zıpkınla avcılıkla kolayca yakalanabildikleri için 2006 yılından itibaren bu türler için zıpkınla avcılık yasaklanmıştır.

2- Esas Orfoz, Börtlek, Arap (Epinephelus marginatus)
tn_Epmar_u5.jpg

Boyları 1.5 metreyi aşabilir. Dişleri alt çenenin yanlarında 3 veya daha fazla sıra üzerine dizilmiştir. Kuyruk yüzgeci yuvarlaktır.
Orfoz özellikle Akdeniz ve Güney Ege kıyılarındaki küçük balıkçıların en önemli hedef avlarından biridir. Dip uzatma ağları, paraketalar ve el oltalarıyla da avlanırlar. Kayalık yerden avlananların oltasına küçük bireyleri sık yakalanır.

3- Orfoz, Köpek Dişli Hani (Epinephelus caninus)
Image of Epinephelus caninus, Dogtooth grouper, Kern i hirte, Khanzirah beida, Mero déntol, Meró déntol, Kirnja zubuša, Grå havaborre, Mérou noir, Mérou gris, Merou gris, Hundezahn-Zackenbarsch, Rofós, Vlachosfyrida, Vlákhos, Lokos, Cernia nera, Cirenga, Cirenga i funnu, Cirenga


150 cm ve 35 kg'ı aşabilen iri bir balıktır. 78 kilo çekeninin avlandığı söylenmektedir. Anal yüzgecinde 3 sert, 8 de yumuşak ışın bulunur.
Ilıman ve sıcak denizlerin 30 ile 400 metre derinlikler arasındaki kumlu çamurlu diplerde yaşamayı sever. Akdeniz ve Batı Afrika kıyılarında yayılır. Omurgasızlarla (midye, istakoz, karides, kalamar, ahtapot) beslenir. Derinsu oltalarına gelir.

4- Orfoz, Hayfa Orfozu (Ephinephelus haifensis)

110 cm boya, 20 kg ağırlığa erişebilir. 90-220 metre arasındaki derinliklerdeki çamurlu-kumlu ve kayalık diplerde yaşar. Sık görülen bir tür değildir.
Anal yüzgecinde 3 sert, 9 da yumuşak ışın bulunur. Diğer özellikleri yukarıda bahsedilen orfozlara benzer.

5- Lahos, Girida (Epinephelus alexandrinus)
tn_Epfas_uf.jpg

Boyu 40 cm, ağırlığı 2 kiloya kadar olabilen diğerlerine göre küçükçe bir balıktır. 150 metreye kadar olan sığ sularda (daha çok 15- 20 metrelere kadar) kayalar ve otlar arasında yaşar. Dünyanın tüm sıcak denizlerinde yaşar. Güzel görünen, deniz akvaryumlarında tercih edilen bir türdür. Balıklar ama daha çok yengeç, karides, istakoz, kalamar ve kurtlarla beslenir.
Sık sık kıyıdan avlanankarın oltasına gelir.

6- Lahos, Girida, Kum Lahosu (Epinephelus aeneus)
Image of Epinephelus aeneus, White grouper, Kern i bardhe, Louqous Ramly Dyby, Loukouz, Mennani, Mennani abiad, Wakar, Arhani, Cherne, Merato, Mero, Méro, Bacalhau, Kirnja bjelica, Hvid havaborre, Grouper, Toboko, Mérou, Mérou blanc, Mérou bronzé, Serran d

Boyları 1.5 metreyi ağırlıkları 25 kg yu bulabilir. Akdeniz’in en önemli balık türlerinden biridir. Kayalıklarda ve yakınındaki kumluk kırmalık diplerde yaşarlar. Balıklar, yengeçler ve diğer büyük organizmalarla beslenirler. Belirli yaştan sonra tamamı dişi olmaktadır. Yüksek ticari değere sahiptir. Olta ve paraketalar ayrıca dip uzatma ağlarıyla avlanırlar.

7- Taş Hanisi (Mycteroperca rubra)
Image of Mycteroperca rubra, Mottled grouper, Louqous Ramly, Dooth yahudi, Mero rosat, Cešljasta kirnja, Comb grouper, Rockfish, Toboko, Badèche peigne, Badèche rouge, Mérou royal, Gefleckter Zackenbarsch, Roter Zackenbarsch, Piga, Cernia di fondo, Cernia rossa, Cirenga, Sciaragno boccaccia, Sciaranna boccaccia, Scirenga, Scirenga mazzarotte, Tenca, Cerna, Cerna denbha dritt, Perka rdzawa, Badejo, Garoupa, Garoupa-chumbo, Badejo-quadrado, Badejete, Badejo, Badejo-mira, Mira, Serigado-Tapoã, Cherna, Mero cherna, Mero, Cuna negra, Abade, Gitano, Orfoz baligi, Tashanisi baligi, Géjj, Yatant, Yédyö, Yétöntö


50 kilo ağırlık ve 140 cm nin üzerinde boya erişir. Batıklar ve dökmelik kayalıklar üzerinde dolanmayı sever. Irmak ağızları, kumlu-çamurlu dipler de görüldüğü alanlar arasındadır. Akdeniz ve yakınlarındaki sıcak denizlerde 200 metreye kadar derinliklerde yayılır. Anal yüzgecinde 3 sert 11-12 yumuşak ışın bulunur. Yumuşakçalar (midye, salyangoz) ve küçük balıklarla beslenir.
Sağlam dip oltaları ve bırakma oltalarla avlanır.

C- Serraninae
8- Asıl / Sarı Hani (Serranus cabrilla)
tn_Secab_u8.jpg

Boy 30 cm kadardır. Gözler arası pulsuzdur. Boyu vücut yüksekliğinin 4-5 katı kadardır. Solungaç kapağı üzerinde boyuna uzanan 3-4 koyu renkli bant bulunur. Otlar arasında ve kaya çevresinde yaşar. Omnivordur. Daha çok küçük omurgasızlar ve balıklarla beslenir. Ticari değeri düşüktür. Dip uzatma ağlarına ve oltalara yakalanır.
Eti en beğenilen hanozdur.

9- Çizgili Hani (Serranus hepatus)
tn_Sehep_u1.jpg

25 cm kadar olabilir. Ege'den Atlas Okyanusunun Orta - Batı kısımlarına kadar yayılır. 100 metreye kadar olan sığ, deniz çayırı kaplı, kumlu-çamurlu dipleri tercih eder. Eti lezzetlidir.

10- Benekli Hani (Serranus scriba)
tn_Sescr_u1.jpg

Boyu 36 cm ye ulaşabilir. Karadeniz'den Kanarya Adalarına kadar denizlerde yaşar. Genelde 150 metreye kadar olan kıyı sulardaki kayalık, yosun ve deniz çayırı kaplı bölgeleri tercih eder. Hanozlar içinde pek tercih edilmeyen bir türdür.

Balıkçılık Açısından Önemsiz Türler

D- Anthiinae
11- Berber Balığı (Anthias anthias)
tn_Anant_u2.jpg

Boyu 27 cm ye kadar erişir. Genelde süslü sarı, portakal kırmızı renkleriyle kayalar etrafında küçük gruplar halinde dolanan küçük boylu balıklardır.
Kıyılardan 300 metre derinliklere kadar kayalık bölgelerde yaşar. İngiltere çevresi ile Kanarya Adalarına kadar ve tüm Akdeniz ve Ege'de yayılır.
Ventral yüzgeçleri anal yüzgeç üzerine kadar uzar. 35 adetten fazla olan yanal çizgi pulları kuyruk yüzgeci tabanına kadar uzanır. Arasıra oltalara yakalanır. Küçük eklembacaklı ve yumuşakçalarla beslenirler.

12- Alaca Berber Balığı (Callanthias ruber)
Image of Callanthias ruber, Parrot seaperch, Kanarine deti, Intyâs, Falsa forcadella, Matuljic, Rød barberfisk, Parrot sea perch, Barbier perroquet, Papageienbarsch, Canario rotondo, Jadduzzu i funnu, Jadduzzu imperiali, Monacedda bedda mascula, Monacedda mascula, Monacedda russa

Boyu 60 cm ye kadar olabilen, Akdeniz ve Atlas Okyanusunun Cebel-i Tarık boğazı yakınlarında yaşayan, ender görülen bir türdür.
Batıklar çevresinde çamurlu diplerde 50-500 metreler arası derinliklerde yaşar.

Türkiye Kemikli Deniz Balıkları Listesi (Bilimsel Ada Göre Sıralı)

No Bilimsel Adı Türkçe Adı
1 Acantholabrus palloni Derinsu Lapini
2 Acipenser gueldenstaedti Rus Mersin Balığı
3 Acipenser nudiventris Mersin Balığı
4 Acipenser stellatus Mersin Balığı
5 Acipenser sturio Kolan Balığı
6 Aidablennius sphynx Horozbina
7 Alectis alexandrinus İskender Balığı
8 Alepes djeddaba Çatal Balığı
9 Alosa caspia Tirsi
10 Alosa caspia bulgarica Tirsi
11 Alosa caspia nordmanni Tirsi
12 Alosa caspia palaeostomi Tirsi
13 Alosa caspia tanaica Tirsi
14 Alosa fallax nilotica Tirsi
15 Alosa pontica Tirsi
16 Anguilla anguilla Tatlısı Yılan Balığı
17 Anthias anthias Berber Balığı
18 Antonogadus megalokynodon Küçük Gelincik
19 Aphanius dispar Dişli Sazancık
20 Aphanius fasciatus Dişli Sazancık
21 Aphia minuta Beyaz Kayabalığı
22 Apogon imberbis Kardinal Balığı
23 Apogon nigripinnis Kardinal Balığı
24 Argentina sphyraena Derinsu Gümüş Balığı
25 Argyropelecus hemigymnus Işıldak Balığı
26 Argyrosomus regius Sarı Ağız, Yağlı Dramos
27 Ariosoma balearicum Mığrı
28 Arnoglossus imperialis Küçük Pisi Balığı
29 Arnoglossus kessleri Küçük Pisi Balığı
30 Arnoglossus laterna Küçük Pisi Balığı
31 Arnoglossus rueppelli Küçük Pisi Balığı
32 Arnoglossus thori Küçük Pisi Balığı
33 Aspitrigla cuculus Kırlangıç, Dikenli Kırlangıç
34 Aspitrigla obscura Kırlangıç
35 Atherina boyeri Gümüş Balığı
36 Atherina hepsetus Gümüş Balığı, Çamuka
37 Atherinomorus lacunosus Gümüş Balığı
38 Aulopus filamentosus Filamentli Zurna Balığı
39 Auxis rochei Gobene Balığı
40 Balistes carolinensis Çütre Balığı, Yasemin Balığı
41 Bathypterois mediterraneus Örümcek Balığı
42 Bellottia apoda xxx
43 Belone belone Zargana
44 Belone belone euxini Zargana
45 Belone belone gracilis Zargana
46 Belone svetovidovi Zargana
47 Benthosema glaciale Işıldak Balığı
48 Blennius ocellaris Horozbina
49 Boops boops Kupes
50 Bothus podas Pisi Balığı
51 Brama brama Balta Balığı
52 Buglossidium luteum Küçük Dil Balığı
53 Callanthias ruber Berber Balığı
54 Callionymus fasciatus Üzgün Balığı
55 Callionymus filamentosus Üzgün Balığı
56 Callionymus lyra Üzgün Balığı
57 Callionymus maculatus Üzgün Balığı
58 Callionymus pusillus Üzgün Balığı
59 Callionymus risso Üzgün Balığı
60 Campogramma glaycos Çıplak
61 Capros aper Peri Balığı
62 Caranx crysos Kral Balığı
63 Caranx hippos Kral Balığı
64 Caranx rhonchus Kral Balığı
65 Carapus acus İnci Balığı
66 Centracanthus cirrus İstrangilos
67 Centrolophus niger Kara Balık
68 Cepola rubescens Kurdele Balığı
69 Ceratoscopelus maderensis Işıldak Balığı
70 Chauliodus sloani Engerek Balığı
71 Cheilopogon heterurus Uçan Balık
72 Chelon labrosus Kefal, Mavraki
73 Chlopsis bicolor İki Renkli Yalancı Müren
74 Chlorophthalmus agassizi Yeşilgöz Balığı
75 Chromis chromis Papaz Balığı, Çatalkuyruk
76 Citharus linguatula Kancaağız Pisi Balığı
77 Clinitrachus argentatus Arı Balığı
78 Clupeonella cultriventris Tırsi
79 Coelorhynchus coelorhynchus Fare Balığı
80 Conger conger Mığrı
81 Coris julis Gelin Balığı
82 Coryphaena hippurus Lambuga
83 Coryphoblennius galerita Horozbina
84 Ctenolabrus rupestris Çırçır, Ot Balığı
85 Cyclothone braueri Işıldak Balığı
86 Cynoglossus sinusarabici Küçük Dil Balığı
87 Dactylopterus volitans Uçan Kırlangıç Balığı
88 Dalophis imberbis Yılan Balığı
89 Deltentosteus quadrimaculatus Kayabalığı
90 Dentex dentex Sinagrit
91 Dentex gibbosus Trança
92 Dentex macrophthalmus Patlakgöz Mercan
93 Dentex maroccanus Fas Mercanı
94 Diaphus holti Işıldak Balığı
95 Diaphus metopoclampus Işıldak Balığı
96 Dicentrarchus labrax Levrek
97 Dicentrarchus punctatus Benekli Levrek
98 Dicologoglossa cuneata Dil Balığı
99 Diplecogaster bimaculata Ördek Balığı
100 Diplodus annularis Isparoz
101 Diplodus cervinus cervinus Çizgili Mercan
102 Diplodus puntazzo Sivriburun Karagöz
103 Diplodus sargus Sargos
104 Diplodus vulgaris Karagöz
105 Dussumieria elopsoides Hint Sardalyası
106 Echelus myrus Mırmır Yılan Balığı
107 Echeneis naucrates Kılavuz Balığı, Vantuz Balığı
108 Echiichthys vipera Varsam
109 Engraulis encrasicolus Hamsi
110 Ephinephelus haifensis Orfoz, Börtlek, Arap
111 Epigonus telescopus Küçük Kardinal Balığı
112 Epinephelus aeneus Lahos
113 Epinephelus alexandrinus Lahos
114 Epinephelus caninus Orfoz
115 Epinephelus guaza Orfoz
116 Etrumeus teres Akdeniz hamsisi
117 Euthynnus alletteratus Yazılı Orkinos
118 Eutrigla gurnardus Benekli Kırlangıç
119 Fistularia commersonii Çomak balığı
120 Gadella maraldi xxx
121 Gadiculus argenteus argenteus Pamukçuk Balığı
122 Gaidropsarus meditrraneus Gelincik Balığı
123 Gaidropsarus vulgaris Gelincik Balığı
124 Gasterosteus aculeatus Dikence Balığı
125 Gnathophis mystax Mığrı
126 Gobius auratus Altın Kayabalığı
127 Gobius bucchichi Kayabalığı
128 Gobius cobitis Kayabalığı
129 Gobius cruentatus Kayabalığı
130 Gobius geniporus Kayabalığı
131 Gobius niger Kömürcü Kayabalığı
132 Gobius paganellus Kayabalığı
133 Gobius vittatus Çizgili Kayabalığı
134 Gouania wildenowi Ördek Balığı
135 Gymnammodytes cicerelus Kum Balığı
136 Gymnothorax unicolor Kahverengi Müren Balığı
137 Helicolenus dactylopterus Derinsu İskorpiti
138 Hemiramphus far Çomak Balığı, İbikli
139 Herklotsichthys punctatus Sardalya
140 Hippocampus hippocampus Denizatı
141 Hippocampus ramulosus Denizatı
142 Hirundichthys rondeletii Uçan Balık
143 Hoplostethus mediterraneus Kütük Balığı
144 Huso huso Mersin Morinası
145 Hygophum benoiti Işıldak Balığı
146 Hymenocephalus italicus Kılkuyruk Fare Balığı
147 Hyporhampus picarti Çomak Balığı, İbikli
148 Katsuwonus pelamis Çizgili Tonito
149 Knipowitschia caucasica Kayabalığı
150 Labrus bergylta Lapin
151 Labrus bimaculatus Lapin
152 Labrus merula Lapin
153 Labrus viridis Lapin
154 Lagocephalus lagocephalus Mavi Balon Balığı
155 Lagocephalus spadiceus Balon Balığı
156 Lagocephalus suezensis Balon Balığı
157 Lampanyctus crocodilus Işıldak Balığı
158 Leiognathus klunzingeri Eksi Balığı
159 Lepadogaster candollei Ördek Balığı
160 Lepadogaster lepadogaster lepadogaster Ördek Balığı
161 Lepidopus caudatus Palaska Balığı
162 Lepidorhombus boscii Benekli Pisi
163 Lepidorhombus whiffiagonis Pisi Balığı
164 Lepidotrigla cavillone Kırlangıç
165 Lepidotrigla dieuzeidei Kırlangıç
166 Lesueurigobius friesii Kayabalığı
167 Lesueurigobius suerii Kayabalığı
168 Lichia amia Akya
169 Lipophrys adriaticus Horozbina
170 Lipophrys basiliscus Horozbina
171 Lipophrys canevai Horozbina
172 Lipophrys dalmatinus Horozbina
173 Lipophrys nigriceps nigriceps Horozbina
174 Lipophrys pavo Horozbina
175 Lipophrys trigloides Horozbina
176 Lithognathus mormyrus Mırmır
177 Liza aurata Kefal, Altınbaş Kefal
178 Liza carinata Kefal
179 Liza ramada Kefal, Ceyran
180 Liza saliens Kefal
181 Lobianchia dofleini Işıldak Balığı
182 Lobotes surinamensis Üç Kuyruk Balığı, Tahta Balığı
183 Lophius budegassa Fener Balığı
184 Lophius piscatorius Fener Balığı
185 Lophotus lacepedei xxx
186 Luvarus imperialis İmparator Balığı
187 Macroramphosus scolopax Boru Balığı
188 Maurolicus muelleri Işıldak Balığı
189 Merlangius merlangus euxinus Mezgit
190 Merluccius merluccius Bakalyaro-Berlam
191 Mesogobius batrachocephalus Kayabalığı
192 Microchirus azevia Dil Balığı
193 Microchirus ocellatus Benekli Dil Balığı
194 Microchirus variegatus Lekeli Dil Balığı
195 Microichthys coccoi Derinsu Kardinal Balığı
196 Micromesistius poutassou Derinsu Mezgiti, Mavi Mezgit
197 Mola mola Pervane Balığı, Ay balığı
198 Molva dipterygia macrophthalma Uzun gelincik
199 Monochirus hispidus Küçük Dil Balığı
200 Mora moro xxx
201 Mugil cephalus Kefal, Has Kefal
202 Mugil soiuy Çin Kefali,Rus Kefali
203 Mullus barbatus Barbunya
204 Mullus surmuletus Tekir
205 Muraena helena Müren Balığı
206 Mycteroperca rubra Taş Hanisi
207 Myctophum punctatum Işıldak Balığı
208 Naucrates ductor Malta Palamutu, Kılavuz Balığı
209 Neogobius cephalarges Kayabalığı
210 Neogobius eurycephalu Kayabalığı
211 Neogobius fluviatilis Tatlısu Kayabalığı
212 Neogobius gymnotrachelus Kayabalığı
213 Neogobius melanostomus Kayabalığı
214 Neogobius platyrostris Kayabalığı
215 Neogobius ratan Kayabalığı
216 Nerophis ophidion Deniziğnesi
217 Nezumia aequalis Fare Balığı
218 Nezumia sclerorhynchus Fare Balığı
219 Oblada melanura Melanura, Minanur
220 Oedalechilus labeo Kefal, Dudaklı Kefal
221 Ophichthus rufus Yılankurdu Balığı
222 Ophidion barbatum Kayış Balığı
223 Ophidion rochei Kayış Balığı
224 Ophisurus serpens Dikenli Yılan Balığı
225 Orcynopsis unicolor Ak Palamut
226 Oxyurichthys papuensis Kayabalığı
227 Pagellus acarne Yabani Mercan
228 Pagellus bogaraveo Mandagöz Mercan
229 Pagellus erythrinus Kırma Mercan
230 Pagrus auriga Çizgili Mercan
231 Pagrus caeruleostictus Yalancı Trança
232 Pagrus pagrus Fangri
233 Parablennius gattorugine Horozbina
234 Parablennius incognitus Horozbina
235 Parablennius rouxi Horozbina
236 Parablennius sanguinolentus Horozbina
237 Parablennius tentacularis Horozbina
238 Parablennius zvonimiri Horozbina
239 Parexocoetus mento Uçan Balık
240 Pelates quadrilineatus Çizgili İsparoz
241 Pempheris vanicolensis Üçgen Balığı, Yaprak Balığı
242 Peristedion cataphractum Dikenli Öksüz
243 Petroscirtes ancylodon Horozbina
244 Phrynorhombus regius Küçük Pisi Balığı
245 Phycis blennoides Gelincik Balığı
246 Phycis phycis Gelincik Balığı
247 Platichthys flesus luscus Dere Pisisi
248 Polyprion americanus İskorpit Hanisi
249 Pomadasys incisus Gargur
250 Pomatomus saltator Lüfer
251 Pomatoschistus bathi Küçük Kayabalığı
252 Pomatoschistus marmoratus Küçük Kayabalığı
253 Pomatoschistus minutus Küçük Kayabalığı
254 Pomatoschistus pictus adriaticus Küçük Kayabalığı
255 Proterorhinus marmoratus Kayabalığı
256 Pseudocaranx dentex Kral Balığı
257 Pteragogus pelycus Flamentli Çırçır
258 Ranzania laevis Uzun Pervane Balığı, Ay balığı
259 Regalecus glesne Büyük Kurdela Balığı
260 Remora australis Kılavuz Balığı, Vantuz Balığı
261 Remora remora Kılavuz Balığı, Vantuz Balığı
262 Ruvettus pretiosus Kalas Balığı
263 Salmo trutta labrax Deniz Alası
264 Sarda sarda Palamut
265 Sardina pilchardus Sardalya
266 Sardinella aurita Büyük Sardalya
267 Sardinella maderensis Tirsi
268 Sargocentron rubrum Asker Balığı, Hindistan Balığı, Naylon Balığı, Sincap Balığı
269 Sarpa salpa Salpa
270 Saurida undosquamis Zurna Balığı, Lokum Balığı, İskarmoz
271 Scartella cristata Horozbina
272 Sciaena umbra Kaya Levreği, İşkine
273 Scomber japonicus Kolyoz
274 Scomber scombrus Uskumru
275 Scomberesox saurus Zargana
276 Scomberomorus commerson Palamut Kolyozu
277 Scophthalmus maeoticus Kalkan
278 Scophthalmus maximus Dişi Kalkan
279 Scophthalmus rhombus Çivisiz Kalkan
280 Scorpaena elongata İskorpit
281 Scorpaena maderensis İskorpit
282 Scorpaena notata Benekli İskorpit
283 Scorpaena porcus Lipsoz
284 Scorpaena scrofa İskorpit
285 Seriola dumerili Sarı Kuyruk
286 Serranus cabrilla Asıl Hani
287 Serranus hepatus Benekli Hani
288 Serranus scriba Çizgili Hani
289 Siganus luridus Sokar Balığı
290 Siganus rivulatus Esmer Sokar Balığı
291 Sillago sihama Sivriburun Gümüş
292 Solea impar Dil Balığı
293 Solea kleinii Dil Balığı
294 Solea lascaris Dil Balığı
295 Solea nasuta Dil Balığı
296 Solea solea Dil Balığı
297 Sparisoma cretense Iskaroz, Papağan Balığı
298 Sparus aurata Çipura
299 Sphoeroides pachygaster Balon Balığı
300 Sphyraena chrysotaenia Turna Balığı, Iskarmoz
301 Sphyraena flavicauda Turna balığı
302 Sphyraena sphyraena Turna Balığı, Iskarmoz
303 Sphyraena viridensis Turna Balığı
304 Spicara flexuosa İzmarit
305 Spicara maena Beyazgöz
306 Spicara smaris Istrangilos
307 Spondyliosoma cantharus Iskatari
308 Sprattus sprattus Çaça
309 Stephanolepis diaspros Dikenli Çütre
310 Stomias boa Kocaağız Balığı
311 Stromateus fiatola Yıldız balığı
312 Sudis hyalina Yalancı Zargana Balığı-Derin Deniz Turnası
313 Symphodus cinereus Çırçır
314 Symphodus doderleini Çırçır
315 Symphodus mediterraneus Çırçır
316 Symphodus melanocercus Çırçır
317 Symphodus melops Çırçır
318 Symphodus ocellatus Çırçır
319 Symphodus roissali Çırçır
320 Symphodus rostratus Çırçır
321 Symphodus tinca Çırçır
322 Symphurus nigrescens Küçük Dil Balığı
323 Synchiropus phaeton Üzgün Balığı
324 Syngnathus abaster Deniziğnesi
325 Syngnathus acus Deniziğnesi
326 Syngnathus phlegon Deniziğnesi
327 Syngnathus schmidti Deniziğnesi
328 Syngnathus tenuirostris Deniziğnesi
329 Syngnathus typhle Deniziğnesi
330 Syngnathus variegatus Deniziğnesi
331 Synodus saurus Zurna Balığı, Lokum Balığı, İskarmoz
332 Tetrapturus belone Akdeniz Zıpkın Balığı
333 Thalassoma pavo Gün Balığı
334 Thorogobius ephippiatus Kayabalığı
335 Thunnus alalunga Orkinoz
336 Thunnus thynnus Ton Balığı
337 Trachinotus ovatus Yaladerma
338 Trachinus araneus Kum Trakonyası
339 Trachinus draco Trakonya
340 Trachinus radiatus Trakonya
341 Trachpterus trachypterus Kağıt Balığı
342 Trachurus mediterraneus Sarıkuyruk İstavrit
343 Trachurus picturatus İstavrit
344 Trachurus trachurus Karagöz İstavrit
345 Trachyrhynchus trachyrhynchus Uzun Burunlu Fare Balığı
346 Trichiurus lepturus Kılkuyruk Balığı
347 Trigla lucerna Kırlangıç
348 Trigla lyra Kırlangıç, Öksüz balığı
349 Trigloporus lastoviza Kırlangıç, Mazak
350 Tripterygion delaisi Karabaş Balığı
351 Tripterygion melanurus Karabaş Balığı
352 Tripterygion tripteronotus Karabaş Balığı
353 Trisopterus minutus capelanus Tavuk Balığı
354 Tylosurus acus imperialis Zargana
355 Umbrina cirrosa Minakop, Kötek Balığı
356 Upeneus moluccensis Paşa Barbunu
357 Upeneus pori Paşa Barbunu
358 Uranoscopus scaber Tiryaki Balığı, Kurbağa Balığı
359 Vinciguerria attenuata Işıldak Balığı
360 Xiphias gladius Kılıç Balığı
361 Xyrichthys novacula Ustura Balığı
362 Zeus faber Dülger Balığı, Peygamber Balığı
363 Zosterisessor ophiocephalus Saz Kayabalığı
364 Zu cristatus Tepeli Kağıt Balığı

Tübitak sayfalarından derlenmiş, ilaveler yapılmıştır.


Bu listeyi kullananlar kaynak olarak
Erdem Y., 2008. http://balikcilarkahvesi.blogspot.com/2008/03/trkiye-deniz-balklar-listesi-bilimsel.html
yazmalıdır.